İbrahim Güneş’in hikâyesi, yalnızca kebapla değil; emek, başarı, kayıp ve yeniden ayağa kalkmakla yazılmış uzun bir hayat hikâyesi. Bir dönem Adana’nın kebap dünyasında adından en çok söz ettiren ustalardan biri olan İbrahim Güneş, yıllar sonra İstanbul’da açtığı mekânında Meşhur Mekanlar ekibini ağırladı. Yaptığımız özel röportajda, hayatının hem en parlak hem de en zor dönemlerini samimiyetle anlattı.

1986’DA BAŞLAYAN BİR HİKÂYE

İbrahim Usta’nın kebap yolculuğu 1986 yılında açtığı “Güneş 1” ile başladı. Ardından yaklaşık 10 yıl sonra “Güneş 2” geldi. Ancak onun asıl büyük çıkışı, 2010 yılında hayata geçirdiği Güneş Plus ile oldu.

Seyhan Gölü manzarasına karşı yaklaşık 15 bin metrekarelik dev bir alana kurulan Güneş Plus, kısa sürede yalnızca yemek yenilen bir restoran olmaktan çıktı. Binlerce kişinin ağırlandığı, düğünlerden nişanlara ve büyük organizasyonlara kadar pek çok etkinliğin düzenlendiği önemli bir buluşma noktasına dönüştü.

KEBAP SADECE YEMEK DEĞİLDİ

İbrahim Güneş için kebap hiçbir zaman yalnızca mangalın başında hazırlanan bir yemek olmadı. Yıllar içerisinde kebabı bir kültürün, bir şehrin ve bir sofranın parçası olarak gördü.

Güneş Plus’a gelen misafirlerin memnuniyetini önemseyen İbrahim Usta, büyük organizasyonlar öncesinde günlerce hazırlık yaptığını ve özel mangallar kurduğunu anlatıyor. Güneş Plus da zamanla kebap tutkunlarının mutlaka uğramak istediği adreslerden biri haline geldi. Adana’nın yemek kültüründe kendine özel bir yer edinen mekân, yıllar boyunca binlerce insanın anısına dokundu.

HER ŞEYİ DEĞİŞTİREN DÖNEM

İbrahim Güneş’in yıllarca emek vererek büyüttüğü bu hikâye, aile içindeki anlaşmazlıklar, yaşanan çekişmeler ve dolandırıcılık iddialarıyla bambaşka bir noktaya geldi. Güneş Plus kapandı ve İbrahim Usta, yıllar boyunca oluşturduğu düzenini ve sahip olduğu birçok şeyi kaybetti.

Bu süreç onun için yalnızca maddi bir kayıp değildi. Yıllarca emek verdiği bir hayatın bir anda geride kalması anlamına geliyordu.

Yaşananların ardından Adana’dan ayrılmak zorunda kalan İbrahim Güneş, geçmişteki şöhretini değil, ustalığını yanında taşıdı.

2021’DE İSTANBUL’DA YENİDEN BAŞLADI

İbrahim Usta’nın İstanbul macerası 2021 yılında başladı.  Fatih’in Unkapanı sokaklarında açtığı mütevazı dükkân, aslında yeni bir başlangıcın ilk adımıydı. Büyük salonların, kalabalık organizasyonların ve yıllarca süren şöhretin ardından şimdi çok daha küçük bir mekânda yeniden ocağın başına geçti.

Fakat değişmeyen bir şey vardı: İbrahim Usta’nın kebap konusundaki tecrübesi.

Mekâna gelen müşterilerle kurduğu sohbet, ocaktan çıkan kebabın kokusu ve yılların getirdiği ustalık, burayı kısa sürede farklı bir atmosfere taşıdı.

Bugün İbrahim Güneş’in hikâyesi, yalnızca Adana kebabının geçmişteki önemli isimlerinden birinin hikâyesi değil. Aynı zamanda insanın elindekileri kaybettikten sonra yeniden başlayabileceğinin de bir örneği.

Büyük bir restoranı, kalabalık organizasyonları ve yıllarca süren başarıları geride bırakan İbrahim Usta, şimdi İstanbul’da daha mütevazı bir dükkânda yeniden ocak başında.

Çünkü bazı ustaların asıl sermayesi mekânları değil, yıllar içinde kazandıkları tecrübedir. İbrahim Güneş’in hikâyesinde de geriye kalan en önemli şey tam olarak bu: Ustalık.